JAPON BALIĞI
Kolay bakılmaları, renkli ve hareketli olmaları nedeniyle akvaryum merakı olanların tercih ettiği ilk balıkların başında gelir.
ANAYURDU
Vatanları Asya’dır.
JAPON BALIĞI ERKEK – DİŞİ AYRIMI
Japon balıklarında cinsiyet ayıt etmek diğer tatlı su balıklarına göre oldukça
zordur. Erkek Japon balıklarının üreme döneminde solungaçlarında kabarcıklar
oluşur.
JAPON BALIĞININ BAKIMI VE TAVSİYELER
Japon balıkları oldukça kolay çoğalan bir türdür. Bakımları ise oldukça
kolaydır. Japon balıklarında beslenirken dikkat edilmesi gereken en önemli
konulardan biri yem atma miktarıdır. Bu balıkların neredeyse doyma hissi
yoktur. Ne kadar yem atarsanız atın yemeye çalışırlar. O yüzden yemleme
balıkların sağlığı açısından kararında olmalıdır.
JAPON BALIĞI NASIL BESLENMELİDİR ?
18 ila 25 derece sıcaklığındaki akvaryumlarda daha sağlıklı olurlar.
Japon balıkları yumurtlayarak ürerler. Yumurtlama döneminde su beyaz renge
döner. Yumurtlama bittikten sonra çift hemen başka akvaryuma alınmalıdır.
Akvaryumun dibine misket döşemek yumurtlamadan sonra çiftin kendi yumurtlarını
yemesini engeller.
Yumurtlamadan çıkan yavruları büyütmek için büyük bir özveri gerektirmektedir.
Gerekli havalandırma yapılması ve akvaryumun suyunun parazitlerden korunması gerekir.
Akvaryumculuğa yeni başlayanların yaptıkları en büyük hata ‘Japon Balık’ları
ile diğer tatlı su balıklarından olan Lepistes, Kılıçkuyruk ve Moli gibi
türleri bir arada beslemektir.
Bu türler beraber yaşayamaz. Mutlaka ‘Japon Balık’ları büyüdüklerinde
kendilerinden küçük olan bu türlere zarar verirler. Özellikle Lepistes’lerin kuyruklarına
saldırırlar.
Ayrıca Japon Balıkları çok ufak çöpçü balıklarıyla da beslenmemelidirler. Bitkili
akvaryumlara uygun bir balık türü değildir.
HASTALIK VE TEDAVİSİ
Japon Balıklarının da en çok yakalandıkları hastalıklar diğer tatlı su
canlıları gibi ‘beyaz benek’ ve ‘yüzgeç erimesi’ hastalıklarıdır.
1)BEYAZ BENEK
Hastalık balıkların vücut, yüzgeç ve solungaçlarında beyaz noktalar halinde
kendini belli eder. Akvaryumun içinde yayılması çok hızlı olur ve kontrol
edilmediği taktirde hastalığın bulaştığı bütün balıklar ölür.
Neyse ki ‘
Ichthyophthirius’ adında
bir parazitin neden olduğu bu hastalığın tedavisi oldukça basittir.
Akvaryumcularda satılan ve çok ucuz olan beyaz benek ilaçları bu hastalığı
kesin bir biçimde ortadan kaldırmaktadır.
Ancak bu tip ilaçlar hastalığı ortadan kaldırsa da hastalığın balık üzerinde
bıraktığı hasarı ortadan kaldırmaya yardımcı olmaz.
O yüzden akvaryumlarda bu tip parazitlerin neden olacağı hastalıklardan
kurtulmak mutlaka doğal bir filtre olan ‘ Tatlı Su Midye’lerini akvaryumlara
yerleştirmek balık sağlığı açısından son derece önemlidir.
Çünkü bu canlılar akvaryumdaki suyun içerisindeki bakterilerle beslenirler. Bu
sayede parazitlerin neden olduğu hastalıklar akvaryumlarda ortadan
kaldırabilir.
2) YÜZGEÇ ERİMESİ
Hastalık balıkların yüzgeç ve solungaçlarında gözle görülür bir şekilde erime
küçülme iltihaplanma şeklinde ortaya çıkarak kendini belli eder.
Tedavi edilmese son derce hızlı bir şekilde yayılır ve çok kısa bir süre içinde
akvaryumdaki bütün balıkların ölümüne neden olabilir.
Neyse ki bu hastalığında Beyaz Benek hastalığı gibi tedavisi oldukça basittir.
Yine akvaryumcularda satılan ve ucuz olan ilaçlarla hastalık tedavi edilir.
Ancak hastalığa yakalanmış balıklar tedavi edilse de hastalığın bıraktığı
hasarı ortadan kaldırmak son derece zordur. Bazı durumlarda ise imkansız
olabilir.
Yine bu hastalığın önlemini almak için akvaryum temizliği ve ekosistemi
açısından son derece önemli olan ‘Tatlı Su Midye’lerini akvaryuma yerleştirmek
son derece faydalı olacaktır.
ÖNEMLİ:
Bu tür hastalıklarda akvaryuma tuz atmak son çare olarak görülmelidir. Ancak
kullanılan ilaçlardan sonra hastalığın devam ettiği görülürse bu yönetme
başvurulmalıdır. Çünkü Akvaryuma tuz atmak hasta olan balıkları parazitten
kurtarabilir ancak hasta olmayan balıkları da etkileyerek renklerinin solmasına
zayıf düşmesine hatta fazla miktarda tuz atılması akvaryumdaki canlıların
ölmesine bile neden olabilir.
Tuz kullanımının ise ‘5 litre başıma 1 çay kaşığı’ ‘kaya tuzu’ olarak yapılması
önerilir.